Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en büyük maddedir. Yetişkin bir insanın vücut ağırlığının yaklaşık %50-70’ini su oluşturur. Yaz aylarında bu oranı korumak için sıvı tüketimimize daha dikkat etmeliyiz.

Kadınların günde ortalama 2 litre, erkeklerin ise günde ortalama 2,5 litre suya gereksinimi vardır. Fakat egzersiz yapıldığı zaman, bu miktara her yarım saat için 1-2 bardak daha eklenmelidir.

Yemek yemeden yaşamınızı sürdürmeniz mümkünken, 3 günden fazla susuz yaşamanız mümkün değildir. Bu yüzden mutlaka susama ihtiyacı hissetmeden su tüketin ve mutlaka düzenli için. Eğer ateşli hastalık, aşırı terleme, spor etkinlikleri, idrarın fazla çıkmasına neden olan bazı ilaçlar ve sıvı içecekler su kaybını arttırır. Vücut ağırlığının %10’nundan daha fazla su kaybetmesi şiddetli halsizlik ve sıcak çarpmasına neden olur. %20’lik kayıplarda ise yaşam tehlikeye girebilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı suyun en hayati besinlerimizden biri olduğu açıktır.

  • Su tüketmek sizin için zorsa, suyun içine 1-2 damla meyve suyu veya taze meyve parçaları, taze nane, fesleğen veya limon ekleyebilirsiniz.
  • Maden suyu yazın vücuttaki elektrolit kayıplarını yerine koymak için ideal bir içecektir. Günde en fazla 2 tane tüketebilirsiniz. Fakat içerisindeki sodyum miktarı fazla olduğu için böbrek hastalığı bulunan bireylerin tüketmesi sakıncalıdır.
  • Yaz aylarında çok şekerli ve kalorili içecekler yerine taze meyve veya sebze içeren içecekler tüketilmesi daha doğru olur.
  • Şeker yerine tatlandırıcı kullanılarak limon suyu, limon kabuğu rendesi ile bol buzlu kalorisiz hafif bir limonata hazırlayabilirsiniz.
  • Ayran; içine dere otu veya nane ekleyip bol buzlu olarak hazırladığınızda yazın hem serinletici hem doyurucu bir içecek elde etmiş olacaksınız.
  • Kefir; sütte bulunan bütün besin öğelerini içerir. Kefirdeki laktoz oranı az olduğu için laktoz intoleransı bulunan bireylerde rahatlıkla tüketebilir. Kefirin sağlığa katkısına baktığımızda bağışıklık sistemini güçlendirmek, yiyeceklerin hazmını kolaylaştırmak, probiyotik yapısıyla gastrointestinal sistemimizi zararlı maddelerden korumak, bağırsak geçirgenliğini azaltmak, ishali önlemek ve tedavi etmek gibi etkilerinden bahsedebiliriz.